Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi ile Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturulduğunu ve taşımacılık sürelerinin 20 gün kısalacağını bildirdi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturulduğunu bildirdi. Uraloğlu, Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı’nda yaptığı açıklamada, küresel ticaret koridorlarının yeniden şekillendiğini ve dünyanın artık sadece en ucuz değil, en güvenli, kısa ve öngörülebilir rotaları aradığını belirtti.
Bakan Uraloğlu, son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin ulaştırma sistemlerinin kırılganlığını ortaya koyduğunu hatırlatarak, Süveyş Kanalı’ndaki tıkanıklık ve Kızıldeniz’deki saldırıların küresel tedarik zincirlerini nasıl sekteye uğrattığını örneklerle açıkladı. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da Çin-Avrupa demiryolu ticaretinin geleneksel kuzey güzergahını daralttığını ve alternatif arayışlarını hızlandırdığını ekledi. Bu kırılganlıklar karşısında ülkelerin daha güvenli, kısa ve sürdürülebilir güzergâhlar arayışına girdiğini vurguladı.
Türkiye’nin coğrafi ve jeostratejik üstünlüğüne dikkati çeken Uraloğlu, Orta Koridor’un kalbinde yer alan, Türk Boğazları’nı yöneten ve Kalkınma Yolu’nu inşa eden bir ülke olarak masada da sahada da Türkiye’siz koridor olmayacağını kanıtladıklarını söyledi. Uraloğlu, Kalkınma Yolu’nu mevcut ticaret ağlarına can suyu veren tamamlayıcı bir güç olarak konumlandırdıklarını ve Türkiye’yi Doğu ile Batı’nın, Kuzey ile Güney’in buluşma noktası olarak küresel ticaretin ve lojistiğin kalbine yerleştirdiklerini ifade etti. Bakan, son 24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 355 milyar dolar yatırım yapıldığını belirtti.
Uraloğlu, Kalkınma Yolu projesiyle Basra Körfezi’ni Irak’taki Fav Limanı’ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturduklarını aktardı. Projenin, Körfez ülkelerinden Avrupa’ya giden yükler için Ümit Burnu güzergahına göre 20 gün, Güney Koridoru’na göre ise 10 gün kısaltarak transit süresini yaklaşık 25 güne düşüreceğini belirtti. Bu projenin, Irak’ın ekonomik yeniden inşasını desteklerken Türkiye’nin merkezi konumunu güçlendirme potansiyeli taşıdığını ve sadece bir ulaştırma yatırımı değil, bölgesel güç dengelerini ve ekonomik ilişkileri yeniden şekillendirebilecek stratejik bir kaldıraç niteliğinde olduğunu vurguladı. Projenin 10 yıllık periyotta Türkiye ekonomisine yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlaması ve her yıl yaklaşık 70 bin vatandaşa istihdam imkânı oluşturması öngörülüyor.
Yorum Yap